Kendini Yok Eden KADIN…

A
a
http://www.denizli.bel.tr/

Kendini Yok Eden KADIN…

Kadın ANADIR.
Kadın BACIDIR.
Kadın HANIMDIR,EŞTİR.
Ama kadın HAK ettiği noktaya gelememiştir.
 
Toplumumuzda kime sorarsak alacağımız cevap ‘’Kadınlarımız değerlidir.’’  Bu sadece dilde kalan bir cümledir. Gerçeği asla yansıtmamaktadır. Sadece söylenmesi gerekeni söylüyor, ama olması gerekeni yapamaz bir duruma kadar gelmiş bulunuyoruz.
 
Bir bakalım etrafımıza;
KADIN hor görülür.
KADIN aşağılanır.
KADIN dövülür.
En acısı da KADIN ÖLDÜRÜLÜR…
 
Bunun aksi olduğunu kimse söyleyemez…
Ama bu durumun mimarının en yüksek yüzdelik alarak yine KADIN olduğunu itiraf etmeye kimse cüret edememektedir. Evet gelinen bu noktada eğitimin yetersizliği, hakların korunamaması ve vatandaşın korunamaması konularıyla yönetimlerde suçlu ama!...
Asıl bu konuda gelinen durumun mimarı KADINLARIMIZ…
 
Çağlar atlayıp bu günlere gelmişiz ama hala bir birey olan ve de haklara sahip olan kadınlarımızın bu günkü durumuna çözüm ve iyileştirmeler bulamamışız.
 

Neden?...

Çünkü biz Türk milleti olarak özlerimizden, köklerimizden, örf ve adetlerimizden asırlardır bir yerlere savrulmaktayız. Kendi yazısız kurallarımız olan örflerimizi, değerlerimizi unuttuk. Bir dönem Arap adetleri ile savrulurken, çağ atlama safsataları ile Avrupalı olma hülyaları ile uçuşa geçtik bu savruluşlarda. Kendi değerlerimiz dışındaki bütün her şey hoş gelir oldu bize. Biz değişmeli başkalaşmalıydık ki kolay lokma haline gelmeliydik. Bütün bunlarda içte ve dışta olmak kaydıyla emeği geçen birçok kişi ve de kurum vardı. Bir de buna cehaleti ekledik mi her şey tamda istenilen gibi oluyordu. Arap kültürüne hayran cahil erkeklerin baskısı, onların kural tanımaz saçma kuralları, bunları yok edecek düzeyde olmayan eğitimimiz ve birde gelen hükümetlerin beceriksizliği ( oy zamanı ‘’KADIN’’ diyen sonra hepsini unutanlardan bahsediyorum) işte bunlarla birlikte yürünen yollar bu gün kadınlarımızı koruyamama durumuna geldik.
 
Yazımın başında bu üzücü durumun mimarının en yüksek yüzdelik dilimine kadınlarımız sahip demiştim.
Şimdi bir düşünelim;
KADIN;
Neydi KADIN?
KADIN, ANADIR… Biz anamıza ne yaptık, onu beğenmedik, onu dinlemedik, ona saygı duymadık, onu hak ettiği ölçüde sevmedik. Neden? Çünkü Anamız geride kalmıştı, kendini yetiştirememiş ve de özünden çoook uzağa savrulmuştu. ANA olan kadın, ilk öğretmendi öğretemedi, sevgiyi ilk verendi veremedi, kültürümüzü ilk aktaracaktı aktaramadı, gelenek ve göreneklerimizi koruyacaktı koruyamadı, dinimizi anlatacaktı anlatamadı. Neden mi? Kadınlarımız da kapıldı o şaşalı sınırsız özgürlüğe ve cehaletin kolaylığına. Gayret göstermedi, çabalamadı, mücadele etmedi. Kolay yolu seçti. Kendi kendini yetiştirmedi, ona engel olanlara, yok sayanlara, insan gözü ile bakmayanlara inat.
KADIN, BACIDIR… Bacımızı koruyamadık. Saçma sapan şeyler için koruyacağız derken onu hapsettik. Kadın ve erkek olarak, NAMUSU ona yükleyip, ondan bunun hesabını sorduk. Sanki namus sadece onundu. Ana olan, yar olan, eğitimli olan kadında ona yüklendi ve sen namusunu koru derken erkeği de yetiştiren kadın, ‘’o erkektir, elinin kiri ama sen beyaz kumaşsın kendini koru’’ dedik ve onu bununla ezdik. Din senindir dedik, her şeyi ona günah diye dikte ettik, erkeklerimizi ise salı verdik gitti elinin kiriydi ya, yıkadı temizlendi. Bizim bacımızda namus yüzünden bedeli canı ile dışlanma ile ödedi.
 
KADIN HANIMDIR, EŞTİR… Bu tabir Türk Milletinin en eski dönemlerinde kalmış bir tabirdir. Türk ırkı boy ve han dönemlerinde kadını hep el üstünde tutmuş, ona en itibarlı yeri ayırmıştır. Dinimizin bile ilk itirazları kadın ve kız çocukları üzerine iken, bizler dinimizin emirlerini değil de bir ırkın adetlerini öne alarak bu nadide örf ve geleneğimizi unutmuşuz. Bu durumda yine kadın sahnede kendi hemcinsini tarumar edecek bir zihniyetin içine düşerek, yine o muhteşem itibarı söküp kendi kendine elinden alarak kadını mahkum etmiştir. Neydi bu tarumar edilen durum. Sen kocan ne derse yapacaksın, ona asla itiraz etmeyeceksin, kocadır döver de severde, kocan ne derse odur gibi hiç sorgulanmayan ve de itiraz edilmeyen bir alanın içine hapsettik kadınımızı. Bunu kim yapıyor bizi büyüten analarımız ve büyüklerimiz. Koca ben istemiyorum dedi kabul gördü, koca ikinci eş dedi ses çıkmadı, koca seni istemiyorum dedi kadın kapının önünde kaldı, koca günah işledi sineye çekildi, kadının bir kusuru canına mal oldu. Bütün bunların eşlerin hayatında olabileceği kadına dayatıldı.
 
Tüm bunlardan sonra, her şeye rağmen tüm engellemeleri aşarak, kendini yetiştirip, kadının bir insan olduğunu ve de her şeyin üstesinden gelebileceğini, tarihimizde ve günümüzde de ispatlayan, bununla gurur duyup bu yolda ilerleyen, özünden ve Türk geleneklerinden kopmadan kendine yol çizen TÜM KADINLARIMIZIN GÜNÜ KUTLU OLSUN…
 
https://www.pamukkale.bel.tr/
http://www.dto.org.tr/
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
http://www.denizlieczaciodasi.org.tr/nobetci-eczaneler
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat