Adliye Çalışanları Neden İntihar Ediyor?

Adliye Çalışanları Neden İntihar Ediyor?

Adliye Çalışanları Neden İntihar Ediyor?

A+A-

Türk Büro-Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Utangaç, adliyelerde meydana gelen intiharlardan dolayı basına yazılı  açıklaması yaptı. 

Antalya’da Bölge Adliye Mahkemesinde görevli Zabıt Katibi Cevahir Toker Adliye binasının 7. Katından atlayarak yaşamına son vermiştir.

Tunceli Çemişgezek Adliyesi’nde Mübaşir kadrosunda çalışan üyemiz Süleyman Aydın ise Adliye arşiv odasında kendini asarak yaşamına son vermiştir.

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde Zabıt Katibi kadrosunda çalışan üyemiz Fatih Ersoy da yaşamına son vermiştir.

Adalet Bakanlığı çalışanlarının son dönemde maalesef intihar vakaları ile gündeme gelmesi, Bakanlıkta yaşanan sorunların giderek arttığını göstermektedir.

İş yükünün ağır olması, personel sayısının azlığı ile ekonomik ve sosyal hakların yetersiz olması çalışanların psikolojisini bozmuştur.

AYRIMCILIK VE YETERSİZ ÜCRETLER ÇALIŞANLARIN PSİKOLOJİSİNİ BOZUYOR

Adalet hizmeti verenler sadece hakim ve savcılar değildir. Yazı işleri müdüründen, mübaşirine, zabıt katibinden, teknik elemanına kadar 60 bini aşkın adalet çalışanı mesai mefhumu tanımadan hizmet sunmaktadır. Adalet hizmeti sunanlar arasında farklı bir uygulama, adalet hizmetlerinin verimini düşürdüğü gibi çalışma barışını da sekteye uğratır.

Adalet hizmetlerinin olmazsa olmazları, Adliye çalışanlarını yok farz ederek, sadece hakim ve savcılara yapılan zamlar adı “Adalet Bakanlığı” olan bir kuruma yakışmamaktadır. Ülke insanlarına Adalet hizmeti sunmak için oluşturulan bir kurumun, kendi çalışanları arasında ayrımcılık yapması ve adil uygulamalar yapmaması adalet anlayışına yapılmış olan en büyük darbedir.

Bu ayrımcılık, çalışanların psikolojisini bozmakta, baskıya ve ayrımcılığa daha fazla dayanamayan adalet çalışanları maalesef hayatlarına son vermektedirler.

ADALET BAKANLIĞI ÇALIŞANLAR ARASINDA AYRIMCILIĞI BİTİRMELİDİR

Adalet Bakanlığı, Hakim-Savcı dışındaki adalet personelini üvey evlat yerine koymaktadır. Çalışanları Sendikalarına, siyasi tercihlerine göre ayrımcılığa tabi tutmaktadır. Kendileri gibi düşünmeyen personellere, mobbing yapmakta ve rotasyon adı altında çeşitli sürgün cezaları vermektedir. Adalet Bakanlığı bu ayrımcılığa derhal son vermeli, çalışma barışını sağlamalıdır.

Adalet çalışanlarının ellerinden alınan havuz paraları, keşif paraları ile nöbet ücretlerini iade etmelidir. İş yükünü azaltmak için personel eksikliği gidermelidir. Hakim ve Savcıların iki dudağı arasında sıkışıp kalan Adalet çalışanları bu baskıdan kurtarmalıdır. Adalet Hizmetleri Sınıfı oluşturulmalı, Mübaşirler Genel İdari Hizmetler sınıfına geçirilmelidir. Banka promosyonlarında dahi yapılan ücret adaletsizliği bitirilmelidir. Görevde Yükselme Sınavları düzenli hale getirilerek, çalışanların motivasyonu artırılmalıdır. Adalet çalışanları arasında yapılan ayrımcılığa derhal son vermelidir.

ADALET BAKANLIĞI'NI GÖREVE DAVET EDİYORUZ

Türk Büro-Sen olarak, Adalet Bakanlığı’nı uyarıyoruz. Çalışma şartları oldukça ağır ve ücretleri yetersiz olan Adalet çalışanlarının psikolojisi bozulmuştur. Hayat şartları olumsuzluğa sürüklenen adalet çalışanları maalesef hayatlarına son vermeyi tercih etmiştir.

Adalet Bakanlığı derhal bir çalışma yapmalı, adalet çalışanlarının ekonomik sosyal ve özlük haklarında düzenlemeye gitmelidir. Çalışanlar arasında ayrım yapmaya son vermelidir. Ayrımcılık devam ederse, karşılarında bizi bulacaklardır.

Adalet Bakanlığı’nı göreve davet ediyor, intiharların araştırılmasını istiyoruz.

Türk Büro-Sen olarak, Cevahir Toker, Fatih Ersoy ve Süleyman Aydın’a Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve mesai arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.