Erdoğan ÇETİN

Bu Sokaklar Bizim mi ?

A
a
Her akşam haberlerde bazı şehirlerin sokaklarını görüyoruz. Tüylerimiz diken diken oluyor. Bu gördüklerimiz  Suriye, Irak şehirlerinin sokakları olabilir. Bizim sokaklarımız olamaz! Ters yumruk yemiş boksöre dönüyoruz her akşam… Bu sokaklar bizim mi?...Bir sokak uzanıyor 300-400 metre  belki 10 belki 15 sütre konmuş bomba tuzaklı. Hendekler kazılmış, keskin nişancılar yerleştirilmiş, yığınaklar yapılmış, evden eve geçiş sağlayan dehlizler yapılmış…Hazırlıklar yapılmış aylarca belki yıllarca… Bu sokaklar bizim mi?... Sokaklar da elbette muhalif ses çıkaranlar olacak. Boy boy afişlerle yürüyüşler yapılacak. Avazı çıktığı kadar bağırıp çağırıp beğenmediği şeyleri protesto edecek. Kaldırımlarda yürüyen insanlar, gülücükler savuran çocuklar, renga renk açan çiçekler, yem yeşil ağaçlar, gölgesinde soluklanan ihtiyar amcalar,teyzeler olacak. Geveze berber çırakları bakkal amcayla şakalaşacak. Çocuklar oyun oynayacak, Ayşe teyze her sabah gün doğmadan sokağı süpürecek. Gelene, gidene uğurlar olsun diyecek. Bizim sokaklarımıza arada gelin arabaları gelir, komşular tül perdelerini yana çeker gelin seyreder… Haberlerde seyrettiğim sokaklar içimi acıtıyor. Soruyorum  o sokaklar bizim mi?. Hangi sokak olursa olsun köyümün, kasabamın, şehrimin sokakları arkadaşlıktır, kardeşliktir,  tek yürekliliktir.birliktir, beraberliktir… Bazen upuzun bir dünya, bazen çıkmaz sokak  olarak Denizli’min irimleridir. Bebek sesleri gelir pencerelerden, öfkeli teyzelerin feryatları duyulur,  bir şeylerini unutan babaların telaşlı adımları duyulur, Sonbaharda sarı yapraklar uçuşur, İlkbaharda saksılarda karanfiller açar, fesleğenler gülücük saçar… Ama akşamları gördüğüm sokaklar yüreğime çakılan mıh oluyor.  O sokaklar bizim mi?...Sokaklarımız hatıralarımızın yumağıdır. Delikanlıların, genç kızların ilk aşklarının yeridir sokaklarımız. Bayrama gittiğimiz telaşlı günlerin şahididir sokaklarımız. Hele milli duygularımızın zirve yaptığı günlerde asılan  ay yıldızlı bayraklar süsler pencereleri, balkonları. İşe geç kalan kadının telaşlı koşuşması,   çocukların oyun oynaması sokağımızın neşe, hayat kaynağıdır. Eskicilerin, dondurmacıların, hatta simitçilerin kendine has bağırmaları yakışır sokaklara…. Ama akşamları  haberlerde gördüğüm sokaklar…Sabah ezanı okununca Kadir amcanın, Hasırcı Mustafa ağabeyin, tıkır tıkır namaza gidişi yakışır sokağa, uçurtma uçuran, uzun eşek oynayan, futbol oynayan çocuklar yakışır sokaklara… Eğri büğrülükler, inişler çıkışlar,  kaldırımlar, esen rüzgarla kalkan tozlar, damlarda biriken karlar, saçaklardan sarkan buzlar… Ama akşamları gördüğüm o sokaklar tüylerimi diken diken ediyor. Kurşunlarla delik deşik edilmiş kapılar, duvarlar… Yakılmış yıkılmış evler, okullar… Kazılmış hendekler, kum torbaları ve ve her gün verdiğimiz şehitler, boynu bükük kalan yetimler…Şehirler, kasabalar, sokaklar bu hale gelirken ülkemin yöneticileri Afrika ormanlarına safari avına mı çıkmıştı? Her akşam seyrettiğimiz sokaklar bizim mi?          
http://www.dto.org.tr/
www.akishaber.com.tr
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
http://www.denizlieczaciodasi.org.tr/nobetci-eczaneler
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat