Sadi ÖZTEKİN

Ah Fransa, Vah Fransa!...

A
a
Ağla Fransa, çatla Fransa, patla Fransa. Demek ki terör kötüymüş, öyle mi Fransa? Terör alçakçaymış öyle mi? Sadece 12 vatandaşı ölünce bütün dünyayı ayağa kaldırırsınz ha? Bizler yıllarca PKK terörüne 35.000 den fazla kurban verdik. Ama siz devlet olarak bizim yanımızda değil teröristlerin yanında yer aldınız. G.Doğu Anadolu’ya kadar gelerek teröristlerle beraber poz verip, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni suçlayacak kadar alçalan sizin cumhurbaşkanınız Fransuva Mitterand’ın eşi değil miydi? 70’li yıllarda “Asala” diye bilinen Ermeni terör örgütüyle beraber hareket edip onlarca diplomatımızı katleden siz ve uşaklarınız değil miydiniz? Siz değil misiniz “1915 Tehcir Olayı”nı saptırıp “Soykırım” yalanıyla Paris’e heykel diken? Sahi 1. Dünya Savaşı’nın hemen ardından “Anadolumuz”da ne işiniz vardı sizin? Biz Kurtuluş Savaşı’nı neden yaptık acaba hiç düşündünüz mü?
 
Her şeye rağmen “Oh olsun, iyi ki Fransa’yı vurdular” demiyorum. Demem de. Bu bizim ne dinimize, ne de örf ve adetlerimize uyar. Ama bizim necip milletimiz öyle güzel atasözleri üretmiştir ki ibretliktir. Mesela; “Ne ekersen onu biçersin” veya “Bu dünya, etme bulma dünyasıdır” gibi daha birçok atasözümüz durumu ne güzel ifade etmiş değil mi?
 
Bizim milletimiz Avrupa’nın ortalarına kadar gitmiş. Fethettiği yerleri yağmalamadığını, aslında bu fetih hareketinin topraktan çok, gönülleri fethetmek olduğunu öyle güzel anlarsınız ki. Eğer sizler gibi sömürgeci olsaydık, gittiğimiz her bölgede dilimizi kullanma zorunluluğu getirir, kendi geleneklerimizi uygulatmaya kalkar, illa da İslam dinini kabul edeceksiniz derdik. Böyle yapmayıp halkın gönlüne girdik. Ama oradaki yöneticilerin işine gelmedi bu uygulama. Osmanlıları kötülemek gerekirdi. “Barbar “, “Emperyalist”, ”İstilacı” gibi aslında kendilerine has olan bu terimleri biz Türkler için kullandılar yüzyıllar boyu. Hele bir düşünün: Coğrafi Keşiflerin hemen ardından koskoca Afrika ve Amerika kıtalarını biz mi istila ettik? O kıtalarda yaşayan yerlileri biz mi soykırıma tabi tuttuk, ya da onları biz mi asimile ettik? Şimdilerde Fransa’yı kana bulayan teröristlerin ülkesi Cezayir’i biz mi sömürgeleştirdik? Birçok deniz aşırı ülkeye hakim olmaya çalışırken bozulmuş bir din olan Hristiyanlığı baskıyla biz mi kabul ettirdik? Oradaki çaresiz insanları gemilere doldurup kendi ülkemizde köle pazarları kurarak biz mi sattık? Erkek köleleri kendi ülkelerindeki maden ocaklarında karın tokluğuna çalıştırıp o madenlerden milyarlarca doları biz mi cukkaladık? Köle pazarlarındaki zavallı insanların onurlarıyla biz mi oynadık?
 
Ey uygar olduğunu sanan Avrupa; çok iyi düşünün. Bu sorulara verilecek cevabınız var mıdır bilmem ama, hepimizi yaratan Allah’ın muhakkak bir hesabı var. Ve bizim bir başka ata sözümüz daha var, eğer anlarsanız: “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!..” Anladınız mı ey Fransızlar; NE TERÖRİST OLACAKSINIZ, NE DE TERÖRİSTLERLE BERABER. EĞER OLURSANIZ, GÜN GELİR TERÖRİZM BUMERANG GİBİ SİZİ DE YAKAR!
http://www.dto.org.tr/
www.akishaber.com.tr
1000
icon
Zafer Kodal 13 Ocak 2015 06:59

Sadi Bey kardeşim, diline sağlık. İşte devlet adamı tavrı. Zamanında Mitterand ve diğerlerine bunları sorsaydık terörden bu kadar çekmez ve "çözüm süreci" kepazeliğini yaşamazdık.

0 0 Cevap Yaz
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
http://www.denizlieczaciodasi.org.tr/nobetci-eczaneler
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat